3000 TL üzeri ücretsiz kargo
3000 TL üzeri ücretsiz kargo
3000 TL üzeri ücretsiz kargo
Serkan Akyol Söyleşi

Serkan Akyol Söyleşi

  • Who is Serkan Akyol? What was your journey into the creative you are today?

1982 yılında Ege’nin küçük bir köyünde doğdum; birleştirilmiş sınıflarda ilköğretimimi tamamlayıp, lise bitene kadar da orada yaşadım. Değişimlerin yavaş olduğu bir yerdi, bu yüzden yavaş ve dingin bir çocukluğum oldu. İzlediğim filmlerde, okuduğum kitaplarda beni tetikleyen, içimi, hamurumu karıştıran bir şeyler oldu. Ursula K. Le Guin’in kitapları ile tanışmam da o zamanlara denk düşüyor. Küçük Ged’in büyük yolculuğu, başka dünyaların olduğunu ve bunları görmek için olduğum durumdan, yerden çıkmam gerektiğini anlattı. Dalgalanmalarla, küçük sıçramalarla kendimi bulduğum Sahne Sanatları Dekor Kostüm Tasarımı Bölümü’ne girdim. Önceleri küçük bir pencereden bakarken kendimi rengârenk bir bahçenin içinde buldum. Devamında aldığım moda tasarımı yüksek lisans eğitimimle birlikte sürdürdüğüm tiyatro çalışmaları beni geliştirmeye, değiştirmeye devam etti. Bu yürüyüşte karşılaştığım pek çok değerli insan beni bugüne getirdi. 


  • Are your drawings often based on personal thoughts or stories; or do you caption when finished? What is your inspiration?

Bir şeyleri düzenli olarak yapmaktan keyif alan biriyim. Her gün düzenli gittiğim kafeler var; oralarda oturup çizim yapmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. Düzenli izlediğim diziler, takip ettiğim yönetmenler var. Çok fazla manga ve anime takip ediyorum. Bir yazarın tüm kitaplarını alıp peş peşe okumaya başlıyorum. Haftada üç dört defa vapurla Boğaz’ı geçip yürümeyi seviyorum. Bunların dışında banklarda oturmayı çok seviyorum. Hobi olarak mekanik fotoğraf makinası tamiri yapıyorum. Yemek alışverişlerimi semt pazarlarından yapıyorum, kısacası insanların arasında olmayı seviyorum. 

Çizimlerimi günlük gibi düşünüyorum, yaşantı ve çizimlerimi ayrı görmüyorum. Onlarca hayat, durum, renk görüyor bunların çoğunu yaşayıp bir kısmına dışardan bakıyorum; bunlar kendiliğinden resimlerimde birbirine bağlanıyor. Benim resmim anlatarak gösteren bir resim. 


  • It is possible to distinguish your illustrations at a glance. How did you create your signature style over the years?

Benden önce gelen illüstratörlerin yaptıklarından ilham alarak, araştırarak ve elbette çok çalışarak. Bir çocuğun etrafında konuşulan dile adapte olması gibi; yavaş ama emin adımlarla ilerleyerek oluştu.

Burada asıl önemli olan, stilin devamlılığı değil, hikâyenin net bir şekilde karşı tarafa iletilebilmesi; bir nehir gibi kıvrıla kıvrıla değişerek başkalaşarak devam etmesi. 


  • Today, the boundaries of artistic production and product design are interwined. What do you think about this and where do they differ from each other?

Sanatın, tasarımın hatta başka birçok işin birbiri ile bağlantılı, iç içe olduğunu düşünüyorum. Tasarım ve sanat arasında elbette bir bağ var, ekolum Bauhaus buna en büyük örnektir. Ürün tasarımının sadece işlevsel “fonksiyonel” olarak değerlendirildiği zamanlar çok geride kaldı. Ürünler artık zorunlu ihtiyaç biçimlerinin dışındadır. Bir bıçak, bir kepçe işlevselliğini hoşa giden renk ve orantılar içinde ifade etmelidir. Bu da sanatçıya özgür bir tasarımcı kimliğiyle endüstri üretimine katılmasının yolunu açar. Faydalı ve güzeli aynı potada eritir. Sanat ve “product design” arasındaki en büyük fark, birinin bireysel üretim diğerinin ise fabrika üretimi olmasıdır.


  • Does the life of a freelance artist change and evolve throughout their career?

Sekiz yıl kadar kurumsal bir firmada tasarımcı olarak çalıştım. Ayrılmaya karar verdiğimde kendi atölyemi kurmuş, bir miktar yol almıştım. İlk ayırıldığımda büyük bir boşluk oluştu. Bir süre çalışmayacağımı, dinleneceğimi düşünürken büyük bir iş aldım ve dinlenmeden yeniden çalışmaya koyulmuş oldum. Kurumsal hayatı bırakmak en çok tüketimimi etkiledi. Gereksiz alışverişlerimden kurtuldum; onları hayatımdan çıkardıkça gerçekte ihtiyacım olan şeyler ortaya çıktı. Sadeleştim, telaşım azaldı, kendime dönebildim. En önemlisi de yeniden yavaşlamayı öğrenmek oldu. 

  • How was the pandemic process for you and your production? Has anything changed in yor approach?

Pandemi’nin ilk zamanları iyi geldi, üretmek ve kendimle kalabilmek için çok fazla zaman vardı. Bir süre sonra bu durum hoşuma gitmemeye başladı. İnsanlarla iç içe olmayı seven bir insan olarak dört duvara mecbur olmak sesimi soluğumu kesti… Duvarlar üstüme üstüme gelmeye başladı.

Bu süreç bana şunu öğretti: Anı yaşa, yarın belirsiz, elinde yalnızca bugün var.


  • Where is illustration headed next?

İllüstrasyon sosyal medya sayesinde dijital yapısından, yeniden geleneksel yapısına geri dönüyor. Eskiden sadece sergilerde görebileceğimiz işler, artık kapılarını hiç kapatmayan, 24 saat açık online galerilere bırakmış durumda. Göz önünde olduğu ve her an ulaşılabilir olduğu için alanını genişletmeye devam ediyor. İnsanlar artık evlerine fineart print, fotoğraf ya da illüstrasyon alıp asmaya başladı. Carton Art Festivali gibi büyük etkinliklerin de bunları tetiklediğini söyleyebiliriz. 

İnsanlara ulaşmanın en etkili yolu, görsel sanatlardır; bu nedenle de görsel sanatlar hep ayakta kalacaktır. 

  • What is next for you?

Çizimlerimin daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyorum ve bu gerçekleştikçe mutlu oluyorum. Bir kişiye bile dokunabilmek benim için çok değerli. Bu kapsamda elimdeki bütün araç ve gereçlerle ulaşabileceğim her yere ulaşmak istiyorum. Daha fazla kitap kapağı, çocuk kitabı çizmek; işlerimin NewYorker ya da Times gibi dergilerde yer almasını istiyorum. Çizimlerimle birlikte yazılarımın buluştuğu bir kitap hazırlığı içindeyim, üzerinde çalıştığım bir seri çocuk kitabı var. Her gün yeni fikirlerle uyanıyor, onlar için heyecanlanıyorum. Nereye varır bilmiyorum. Ama tüm benliğimle bu yolda olduğumu biliyorum.